Kayıp İsimler Sözlüğü
Kitabın adı Kayıp İsimler Sözlüğü. Yazarı Sebahattin DEMİRAY ve kitap 263 sayfa. Kitap Epsilon Yayınevi'nden çıkmış.
Biri baştan, biri sondan, biri ortadan başlamış hikâyesini anlatmaya. 3 kişi anlatıyor ama sanki 6 kişi anlatıyormuş gibi. Çünkü kendi hikâyelerini bile karmakarışık anlatmışlar. Ve bu anlatanların hepsi erkek. Ama kendileri bilmeden bir kadını, Prenses Ünzile’yi anlatıyorlar.
Biri meddah. Anasını seviyor Ünzile’nin ve onu kaçırıyor hanedanlık yıkılınca. Aslında sevdiği kadın, sevdiği dilsiz Habeşli padişahın cariyelerinden sadece biri. Hareminden bir gül. Ama Meddah Abidin O kadını seviyor.
Diğeri bir prensin yakın arkadaşı. Hayaller peşinde dolanan sürgün bir Osmanlı Prensi’nin –Şehzadesi’nin- yakın bir arkadaşı. Jan ise Prens Mustafa sayesinde Prenses Ünzile ile tanışıyor.
Sonuncusu ise eski tüfek komünistlerden. Enis, Prenses Ünzile ile tesadüfen karşılaşıyor ve ölene kadar, hatta öldükten sonra birkaç zaman ona bakıyor.
Ve dediğim gibi bu adamlar hikâyelerini rasgele anlatmışlar. Bir ihtimal daha var. O da kitap dizgideyken dizgicinin kafası başka yerdeymiş. Çünkü bir hikayecikte Meddah Abidin Prenses Ünzile’nin doğumunu anlatırken, bir sonrakinde cariye Mukaddes’i kaçırdığını, bir sonrakinde ise Ünzile’nin doğumuyla başına gelenleri. Diğerlerinki de farksız değil. Ya da Enis’ten sonra Jan anlatmaya başlıyor hikâyesini hiç tahmin edilmeyecek bir yerden.
Kitap bu kadar karışık ama okudukça okuyasım geldi.
Peki, neden adı “Kayıp isimler sözlüğü”? Şundan sanırım:
Enis eski tüfek azılı komünist olmasına rağmen bugün adı bile anılmaz.
Meddah Abidin bir zamanların en iyi hikâyecisi iken ölümüyle adı bir daha anılmaz.
Jan Prens Mustafa’yı halife yapmaya çalışan, o kaybolunca kendisini halife yapmaya çalışan ve Prenses Ünzile ile evlendirmeye çalışan bir şeyhten kaçarken bir adam öldürür ve trende karşılaştığı ve beraber olduğu bir kadının trende ölen kocasının kimliğiyle yaşamaya başlar.
Prenses Ünzile’yi ise kimse umursamaz bile…
Kitabın arka sayfasına ise şunları yazdım:
“Sanırım bu roman yazıldıktan sonra fazlaca karıştırılmış. Yanlış saymadıysam 3 farklı kişi değişik zamanlarda Prenses Ünzile’nin hikâyesini anlatıyorlar. Kimi doğumunu kimi yaşamını, kimi ölümünü…
İlk başladığım zaman sadece okumak için okuduğum* bu kitap yaklaşık beşinci hikâyeden sonra bende merak uyandırdı ve ne olacağını merak eden biri olarak kitabı bitirttirdi.
Değişik ama hoş bir üslupla yazılmış.”
*Artık nasıl oluyorsa..




2 yorum:
Senin kitap özetlerine bayılıyorum Kalemkeş, o kadar iştahlı anlatıyorsun ki, insanın alıp okuyası geliyor:)
Teşekkürler...
Çünkü iştahla okuyorum.. :)
Yorum Gönder