Kaldırım Takıntısı






Kaldırımlarda yürürken kendinizi türlü türlü hayvanlara benzettiniz mi? Ben kendimi benzettim. Boş verin neye benzettiğimi…
Yağmurlu bir Samsun akşamı eve yürüyerek gelirken yağmur beni bir kitapevine soktu. İyi ki sokmuş. İsmini gördüğüm anda işte bu benim olmalı dedim; Kaldırım Takıntısı.

Bu kitap Ali SEFÜNÇ tarafından 2008 yılının bilmediğim bir ayında yazılmış ve benim tarafımdan 4.12.8 tarihinde alınmıştır.

Beyaz yakalı ve işsiz olanlar için yazılmış bu kitap. :D Tabi ki bu kadarı yetmez. Beyaz yakalı, işsiz ve hayatı kaldırımlardan izleyenler için yazılmış.


Benim için şehrin kalbi ara sokaklarda atardı hep. Bu kitap fikrime fikir ekledi. Kitap bittiği günden beri benim için şehrin kalbi ara sokaklarda ve kaldırımlarda atıyor.

“Sen mi baktın lan benim manitama” diye başlayan kavgalar kaldırımlarda oluyor. Kaldırımlarda yürüyene arabalar su sıçratıyor. Kaldırımda karşılaşıyorsun eski okul arkadaşınla, iki sohbet ediyorsun kaldırımda ayak üstü ve sonra gidip bir pastanenin kaldırım üzerindeki masasına oturup koyu bir şekilde eski günleri arıyorsun. Milli piyango bileti alıyorsun kaldırımda, akşamına toplar düştükçe ya sövüyorsun ya seviniyorsun. Aşkı orada yakalıyorsun, orada kaybediyorsun.

İçinde aşkta var kitabın, kavgada, ihanette, sevinçte, üzüntüde. Ne ararsanız yani.

Tavsiye ederim “Kaldırım Takıntısı”nı.

En önemli kısma geldik şimdi. Ne yazdım kitabın arkasına?



Ne öğrenmem gerekiyor ki…
Şunu biliyorum, ben kaldırımları seviyorum.
9.4.9


Nice güzel kitaplar okumam ve okumanız dileğiyle..


Blog Widget by LinkWithin

0 yorum:

Yorum Gönder

  © 2008 - 2009 KALEMKEŞ

En üste çık