Tadımlık

Gül Hapsi

Hapsolmuşum yüreğime
Vurulunca o ak tenine
Söylediğin şarkı halen dilimde
Güneş ise cayır cayır yakıyor
Bu karanlık mahzende bile

Küçücük pencereden dışarı bakıyorum
Anlıyorum
Aylardan Şe
ve güllerin en güzeli kırmızı
Ama o bile pusuyor seni görünce
Hayalin gözümün önünde belirince…

Hâkim delinin teki.
Tanıyorum ben bunu
Hastanede tanışmıştık.
Hep müebbet verirmiş aşkın acılı suçlularına
Duruşma salonunun penceresinden görüyorum
Koca güneş parlıyor.
Saat 10 falan herhalde
Gül ağaçları rengârenk gülüyor bahçede
Biliyorum
Aylardan Şe
ve güllerin en güzeli kırmızı
Ama hepsi pustu
Aklıma sen gelince
Hâkim açıkladı kararını
Müebbet…
Müebbet derken bana göz kırptı
Bense ona güldüm
Sonra aklıma sen geldin
Ve bahçede beni izleyen tüm güller pustu topluca…

Bu ufacık mahzende
Dedim ya sana
Ufacık penceresi olan
Hep abur-cubur veriyorlar yemek diye.
Senin yemediklerini getiriyorlarmış.
Rica ettim gardiyana her yemekte
Bir kırmızı gül getiriyor.
Biliyorum çünkü
Aylardan Şe
ve güllerin en güzeli kırmızı
Seni her düşündüğümde o bile pusuyor.
Biliyor musun
Ben bu gardiyanı tanıyorum
Hastaneden önce tanışmıştık
İyi biri
Ama bir o kadar da gaddar

Güneş ışığı vuruyor odaya
ve bütün güller gölge yere pusuyor
Seni düşündükçe küçücük oluyorlar.
Aylardan Şe
ve güllerin en güzeli kırmızı
Ama onlar bile utanıyor seni görünce…

18.8.8


Fotoğraf FotoKritik’ten alınmıştır.Şahsıma aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir