Sözlük

TDK’nin türettikleri üzerine -4-

Slip: Ödeme belgesi. Slip kelimesini pek kullanmadığımdan ödeme belgesini de kullanacağımı pek sanmıyorum. Onun yerine genel bir isimle fiş demeyi tercih ederim. Hatta istersem özelleştirebilirim de: bankamatik fişi. Cümle de kurayım: “Bugün yaptığım alışverişin bankamatik fişini bulamıyorum. Sanırım kasiyer fazla para çekti.”
Sempozyum: Bilgi şöleni. Rahatça kullanılabilir. Ama yine de alışma süresinin uzun süreceğini düşünüyorum. TDK’nin kendi internet sitesinde kullanması iyi, şimdi sıra bilim yuvaları üniversiteleri buna zorlamakta…
 
Karizma: Etkileyicilik. TDK demiş ki: “Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç.” Aslında tek kelimeyle bütün bir anlamı açıklamış. Cümle de güzel durmuyor ama. Ek açıklamalar gerektiriyor. Bu yüzden kullanılabilir ama ne anlatmak istediğini iyi bilen biri tarafından. Ya da karşınızdaki leb demeden leblebiyi anlamalı.
 
Karizmatik: Etkileyici. Şimdi diyeceksin ki; “Kardeşim, yukarıda yazanla karizmatiğinde etkileyici olacağı anlaşılır. Niye koydun ki?” Anlatayım. 2 cümle kuracağım. Bakalım düşünceniz halen aynı mı? “Adam karizma abi.” “Karizma başka şey, değil mi?” İçinde karizma geçen 2 cümle. Ama karizmalar farklı. İlk cümledeki karizma burada karizmatik diye bahsettiğimiz şey. İkinci cümledeki karizma ise gerçek karizma. Türkçeyi biz bu şekilde kullanıyoruz. Anı kelimeyi farklı anlamlarda. Ama duyan hep anlıyor. Bu yüzden etkileyici ya da etkileyicilik her zaman anlaşılmayabilir. En azından benim tarafımdan.
 
Klasör: Sıralaç. O ne demek ya öyle. Bana sonu “-aç” ile biten kelimeler çocukları oyalamak için anneler tarafından uydurulan kelimeler gibi geliyor. İşin basitine kaçmak yani. Neymiş efendim, kağıtları sıralayıp koruyormuşuz bunun içinde, o yüzden. Bence olmadı. Kim sıralıyor, klasörün kendisi mi?
 
Cash card: Nakit kartı. TDK, cidden dilimize yeni kelimeler, tamlamalar kazandıran bir kurum. “Cash” kullanan, “card” kullanan kişi ve kurumlar gördüm ama “cash card”, cııık. Görmedim. Varsa da cahilliğime verin.
 
Sponsor: Destekleyici. Sponsor yerine genelde kullanırım, kullanmayı da cidden severim. Ama kullanırken hep olumsuzluklar yaşadım. Hem de konumuna yaşına göre ayırmadan herkesle. Eğer sponsor yerine destekleyici kelimesini kullanacaksanız şu esprileri içerlemeyin: “Muayyen gününüzde misiniz?” “İyi destekliyorlar mı bari?”
 
Jet-lag: Jet yorgunluğu. Güzel bir çeviri gibi durabilir ama TDK jet kelimesinin Türkçe olmadığı söylüyorsa bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi?
 
Abonman: Sürdürüm. Abonman kelimesi için sürdürüm? Bilemiyorum. Zaten ben pek abonman kelimesini kullanan görmedim. Toplu taşımada aylık-haftalık kullanılıyor, yeme-içme içinde genelde üyelik kullanılıyor.
 
Estetik: Güzel duyu. Duyu canlıların uyaranları algılama yeteneğidir diyor TDK. Böyle düşünüldüğü zaman gayet hoş, güzel, oturan bir karşılık. Ama cümlede kullanma aşaması… İşte burada bir sorun var bence.
 
Dipnot: Ben bu işin kesinlikle uzmanı değilim. Ben dilime hoş gelen-gelmeyen, kullanmaktan hoşlandığım-hoşlanmadığım olarak ayırdım. Doğrusunu tabi ki dilbilimcilerimiz bilir.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir