74 gün: Kitabını Okuyup Filmini/Oyununu İzlemek

74 gün: Kitabını Okuyup Filmini/Oyununu İzlemek

20 Şubat 2019 Kapalı Yazar: ugurumsu

Bu aralar yeni bir alışkanlık edindim sayılır. Önce filmi çekilmiş bir kitabı okuyorum ve sonrasında filmini izliyorum. Biraz da bana öğretilenleri aşabilmek amacıyla yapıyorum bunu.

Ne demek “öğretilenleri aşabilmek”?

Böyle bir işe başlamayı hep istemiştim ama çevremdeki insanların genellikle bu ikiliden birini acımasızca yermeleri korkutuyordu. Çünkü kendi isteğimle yaptığım ve beğenmediğim şeyler deyim yerindeyse beni depresyona sokar.

Peki anlatılan gibi mi oldu? Hayır.

Yaptığım bir kaç denemede izlediğim filmin/oyunun ve uyarlandığı kitabın farklı sanat dallarında olduğunu keşfettim. Elma ile armutu yan yana koyup sanki birbirlerinin eşitiymiş gibi değerlendirmek gibi. Bununla birlikte hangisini daha sonra eyleme geçirdiysem diğerinden bir takım şeyler beklediğimi ve bu beklediğim şeyler gerçekleştiğinde sevindiğimi de keşfettim.

Şöyle ki; Latife Tekinin Sevgili Arsız Ölüm kitabını bir süre önce okudum. Kitabı okuduktan bir kaç hafta sonra da bir şekilde haberdar olduğum oyununa gittim. Tiyatro oyunu boyunca kitapta okuduğum ve bir şekilde hatırladığım her bir olayı, anlatımı aradım. Bulduğumda çok sevindim. Oyunu kurgulayanın benim dikkat ettiğim yerlere dikkat ettiğini gördükçe sevindim. Hatta zaman zaman diğer seyircilerden önce kahkahaya başladığım ya da üzüldüğüm de oldu.

Bence istemesem de bana öğretilen film ile kitabı arasında çok fark var ve biri illaki kötü oluyor düşüncesini aşabildiğim için mutluyum. Hatta kitap ile film/oyun arasındaki farkları olgunlukla karşılayabildiğim içinde mutluyum.

Demek ki bazen öğretilenleri göz ardı etmek gerekiyormuş.