Okuma Odası

Fakir Baykurt -Onuncu Köy kitabı hakkında düşüncelerim

Fakir Baykurt bir çok romanını ortaokul-lise yıllarında okuduğum ve sevdiğim bir yazar. Muhtemelen okuyan bir çok kişinin de hoşuna giden bir yazar.

Fakir Baykurt, köy enstitüleri kökenli bir öğretmen. 1929 yılında Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy’de doğmuş. Isparta Gönen Köy Enstitüsünde okumuş ve bu dönemde bir çok farklı yerli-yabancı eserlerle tanışmış. Okul sonrasında öğretmen olarak göreve başlamış. Çok kez soruşturma geçirmiş. Bu süreçte eğitimine de devam edip Gazi Eğitim Fakültesini tamamlamış ve öğretmenliğe geri dönmüş. Soruşturmalar, vatan hasreti, mücadeleler ile geçen yaşamı boyunca Kaplumbağalar, Yılanların Öcü, Köygöçüren, Eşekli Kütüphaneci gibi romanları, öykü, deneme, masal, düşünce ve şiir kitapları gibi ellinin üzerinde eser bırakarak 1999 yılında vefat etmiştir.

Okuduğum kitaplarının tamamı köylerde geçen Fakir Baykurt’un Onuncu Köy kitabı da adından anlaşılacağı üzere köy romanı olarak anılmaktadır.

1961 yılında yayımlanan Onuncu Köy, adsız bir karakterin kitaptaki söylemiyle “okumuşun okumamışa borcu var” düsturuyla hareket ettiği ve görevini “köyü uyandırmak” olarak tanımladığı bir kitap.

Eskiden… Anadolu’nun batısıyla Yunan ve Urumeli’ndeki insanlar ışığı bilmezdi. Akşam olunca karanlığa kalırlardı. Tanrılar ışık denen nesneyi uzuuuun süre saklamıştı.

Damalı’nın öğretmeni köy enstitüsü mezunudur ve bir çok farklı konuda eğitim almıştır. Ağaç aşılamadan hayvan bakımına, inşaattan demirciliğe, dünya klasiklerinden mitolojiye bir çok konuda öncelikle öğrencilere, sonrasında köylüye bir şeyler anlatmaktadır. Bunun yanında köyde her bir çocuğun okuması, köylünün hakkını yedirmemesi, ortak malların yapımı-onarımı içinde çalışmaktadır. Köyü zenginlerinden Durana ile kızını okula göndermemesi yüzünden çatışırlar. Durana ise bu çatışmayı önce kaba kuvvetle, sonrasındaysa siyasi nüfuz ile öğretmeni sürdürerek çözer. Damalı Köyünün öğretmeni bu durumu içerler ve demirci ustası olmaya kadar verir ve kısa sürede ustasından öğrenir. Ortaköyün demirci ustası iken köylünün baskıları ve içinde kabaran duyguları nedeniyle evlenmeye karar verir. Ortaköyde de köyü uyandırmak istediği için bazı kişilerin damarına bastığından evlenemeden köyü terk etmek zorunda kalır. Köyden ayrılırken dul bir kadınla birlikte kaçar ve Yaşarköye gelir. Yaşarköyde de köylünün uyanması için çalışır. İşte o köy Onuncu Köydür.

Orta boylu, gökçe gözlü, al kırmızı yüzlü balıketinde bir Gülşen. Yüzü yanmış. Elleri yumuşak, bebek eli gibi. Ellerinin derisi elma kabuğu gibi karaya çalıyor.

Kitabı okurken her ne kadar olayların geçtiği Burdur bölgesinin ağızı içinde boğulsak da, kısa cümleler, net betimlemeler kitabı akıcı bir hale getiriyor. O dönemin, hatta belki de bu dönemin bile, bağnazlığını, kurnazlığını, adaletsizliğini açık bir şekilde görebiliyoruz kitapta. Öğretmenin görevinin okulda bitmediğini de anlatmaya çalışıyor bir yandan. Hatta kitabın sonlarında kaçırdığı kadın, yani karısı, Gülşene “okumuşun okumamışa borcu var” diyerek sadece öğretmenlerin değil biraz daha fazla bilenin daha az bilene yardımcı olması gerektiğini söylüyor.

Öğretmen ya da demirci ustası yani isimsiz kahramanımız her ne kadar etrafındakilere göre modern görünse de, zaman zaman davranışlarında, cümlelerinde birlikte yaşadıkları ile benzer duygulara sahip olduğu görülüyor.

Olimpos’un bayırında, Promete diye bir tanrıoğlu var. Köylü anacığını, vaktiyle Zeus gebelemiş! Evi bayırda. Akşamları karanlıkta oturmak gücüne gidiyor. Geceleri karanlığa göz işlemiyor! Zeus’un sarayı bin yıldızlı bir dünya gibi!…

Sıkılabileceğiniz ama dönemin şartlarını görmek için okunabilecek, hatta okunması gerektiğini düşündüğüm sizi betimlemelerle yormayacak, detaylara boğmayacak güzel bir kitap Onuncu Köy. Eğer yeni bir kitap alacaksanız içinden çıkacak kartpostalvari demirci resmi de sizi sevindirecektir.

“Tatlı sesler…”

Kitabın; 
Adı: Onuncu Köy
Yazarı: Fakir BAYKURT
Yayınevi:   Literatür Yayınları
ISBN: 9789750404108

Çeşitli platformlarda edebiyat, tarım, güncel konular, politika gibi konularda yazılar yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir