TV’deki dil bayatlıkları!*

Sağ duyu her zaman, her yerde gereksinim duyulan bir yeti. Hele doğruyla yanlışın tümden birbirine karıştığı günümüz Türkiye’sinde. Sağduyulu kişi, işlerin hepten arap saçına döndüğü, adamı zıvanadan çıkardığı durumlarda akıl sağlığını bozmadan davranabilir, akla uygun yargılar verme yeteneğini, doğru yargılama gücünü koruyabilir, doğruyla yanlışı soğukkanlılıkta ayırt edebilir. Bu yüzden olsa gerek, insanlar son zamanlarda bu sözcüğe sık sık başvuruyorlar. Bir süredir gerek gazetelerdeki köşe yazılarında, gerek televizyonlardaki açık oturumlar ve söyleşilerde sağduyu sözcüğünün sıkça kullanıldığına tanık oluyoruz Ne ki, birçokları “aklıselim”i “sağduyu”ya yeğliyorlar. 

Hemen Söyleyeyim: Dili eskiten de, yenileştiren de zamandır, zamanla yaşanan değişimdir. İsteyen istediği sözcüğü kullanır, kimse kimseye hangi sözcüğü kullanacağını buyuramaz. Gerçi ben her zaman eğer anlamı yeterince veriyorsa- yeni sözcüklerin yeğlenmesinden yanayım, ama birilerinin canı da eskileri kullanmayı çekebilir. Kimseyi ilgilendirmez. Eski sözcükleri doğru kullanıyorlarsa, yalan yanlış kullanarak dil kirliliğine yol açmıyorlarsa elbette. 

Son zamanlarda, kimi öğretim üyeleri, tanınmış uzmanlar, adlı sanlı köşe yazarları, “aklıselim”i ısrarla yanlış kullanıyorlar. “Falanca aklıselim insandır, filanca aklıselim kişidir” gibi… Benim bildiğim, “Aklıselim” ya da “akl-ı selim” (eskiler “hiss-i selim”de derlerdi), “falancanın aklı pek selim” anlamına gelmez; o yüzden de, “aklıselim insan” denmez, “aklıselim insan” denmez, “aklıselim sahibi insan” ya da Türkçesi “sağduyulu insan” denir.

Söz ” Eşek Arısı”na düşmüşken, son günlerde televizyonlarda durmadan karşımıza çıkan bir fındık fıstık reklamına değineyim bari. Malın tazeliğini anlatmaya çalışan reklamın çeşitli değişkeleri var; konu birnde leblebi oluyor, birinde badem, birinde ayçekirdeği. Ama ana cümle değişmiyor: “Ayçekirdeğinin taze mi değil mi olduğunu nasıl anlarsınız?” sorusu soruluyor. Evet, aynen böyle deniyor. Doğrusu şöyle olsa gerek: “Ayçekirdeğinin taze olup olmadığını nasıl anlarsınız?” Ya da daha rahat söylemek istiyorsanız, “Ayçekirdeği taze mi, değil mi, nasıl anlarsınız?”da diyebilirsiniz.

Reklamcı olmadığım için bilmiyorum, acaba yanlış söyleyince daha mı dikkat çekici oluyor? Ya da çok geniş bir kitle hedef alındığından, “halkın konuşma dili”nden mi yola çıkılıyor? Sanmıyorum. “Ayçekirdeği taze mi, değil mi, nasıl anlarsınız?” dense daha mı az dikkat çekecek? Tartışma götürür…

*Bu yazıyı geçen cuma Radikal gazetesinin kitap ekinden almıştım. Adresini bulumadım. Bir yazının içinde “EŞEK ARISI” diye bir kısımdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir